cnk Yorumları
Kabataş vapur iskelesinin bulunduğu hafta içi mesai saatlerinde bile zaman zaman hareketli olan park. Boğazın serinliği, güzel manzarası kafanızı dağıtmak için yeterli oluyor. Finüküler hattı sayesinde anadolu yakasını taksime bağlayan önemli lokasyonlardan biri. Ayrıca vapur iskelesinin yanında küçük bir arabada köfte ekmek satan bir aile var. Henüz denemediyseniz mutlaka deneyin çünkü gerçekten çok lezzetli ve güzel bir etten yapıyorlar.
Haftasonları güzel havalarda bazen aşırı kalabalık oluyor. Ama yinede anadolu yakasının en vaz geçilmez açık alanlarından biri. içinde iki adet küçük limanda bulunuyor. Bir tanesinde suadiye yelken kulubü wind surf dersleri veriyor. İstanbulun içinde küçük bir alaçatı! Hep birlikte korumamız gereken bir sahil.
İçinde Türkiyenin ilk sports international'ın bulunduğu, Birçok lüks yata ev sahipliği yapan yat limanı. Eskiden içeriye sadece tekne sahipleri girebiliyordu. Ve geceleri cıvıl cıvıl olan barların bulunduğu küçük bir caddesi vardı. Şu anda hem kalite bakımından hemde mekanlar bakımından çok değiştiğini sanıryorum. Yinede şehrin bu kadar merkezinde ve bakımlı olarak herzaman önemini koruyacaktır..
"Boğa'da buluşalım!" sözünü anadolu yakasında oturmuş hemen hemen herkez kullanmıştır sanırım. En azından belleyecek başka birşeyin olmadığı o eski kadıköy zamanlarında sıkça kullanılan bir sözdü. Kadıköyün simgesi olan altıyol boğa heykelinin bulunduğu küçük ama bir okadar yoğun meydan. Güneyi bahariyeden Modaya, Batısı rıhtıma, doğusu kalamışa, kuzeyide söğütlü çeşmeye uzanan tam anlamıyla bir merkez hatta milat.
Kenarını Hamdi restorant, Kahve dünyası gibi mekanların süslediği, bir ucu mısır çarşısı ve marketlerin bulunduğu sokağa açılan, diğer yanı istpark olan geniş alan. Geçen sene meydanın ortasını ne olduğunu kimsenin anlayamadığı yapımının bir kaç hafta sürdüğü koca bir metal yığını ile kapladılar. Allahtan bu sene öyle bişey henüz koymadılar ama heran bir başka garip nesne gelebilir. Bence en güzeli lalelerle kaplı olduğu birkaç gün oldu. Ama hem çok masraflı hemde laleleri çaldırmadan orada barındırmak ülkemizde neredeyse mümkün olmadığından bir daha yaparlar mı bilmiyorum. Bunun yerine bir kısmını çimen ve küçük ağaçlar etrafınıda çit ile çevirseler veya sırf insanların oturması için banklarla doldursalar fena olmaz. Havuz yaptıklarını düşünemiyorum bile, herhalde yaz aylarında donla içinde koşuşan cocuklarla dolardı. Turistlerin bu kadar yoğun olduğu bir bölgede ne cümbüş olurdu ama...
Koşuyolunun tam ortasında bulunan küçük park. İçinde çocuk oyun bahçesi, basket ve futbol sahası bulunuyor. Hemen yanında ise tenis kortu (2 sene önce açıldı) ve güzel kafe-restorantlar bulunuyor. Toplu taşıma ulaşımına biraz ters kaldığı için genelde civarda oturan sakinler tercih ediyor. Bu yüzden nezih bir park. Küçük olmasından dolayı çabucak insanlarla dolup taşabiliyor.
Genelde diğer parklara kıyasla çok aşırı kalabalık olmayan, daha çok kafa dinlemeye gelebileceğiniz. Hatta hafta içi neredeyse bomboş olan çok güzel ve bir o kadar da nostaljik park. Nostaljik olmasının sebebi anadolu yakasının en eski parklarından olması ve demir ağır o eski türk filmlerindeki sandalyelerin bile hala parkın içindeki kafede kullanılıyor olması. İçinde yelken kulubünün yanı sıra birde spor salonu bulunuyor. Otoparkı olması ve şehir merkezine yakın olmasıda diğer avantajları. Bir tek ağaçlara tırmanın küçük sincapları eksik. Ama o Türkiye'de ki şehir içindeki parkların genel eksiği zaten. Sanırım kedilerimiz çok vahşi.




