Bu mekanın yetkilisi Haşim Atasoy aramızda.
Agva Wineport Lodge
Agva Wineport Lodge

Agva Wineport Lodge

Kategori:
Adres:
Şile Caddesi No:44 Ağva Şile İstanbul 34990
Şile / Ağva
Adres Tarifi:
Tek yolu üzerinden Agva gelen yol üzerinde Ağva girisinde
Telefon:
216 7257525
Web Sitesi:
Mekanı Ekleyen:
Hey, Agva Wineport Lodgehakkında yorumunu paylaş.


Puan:
Vermek istediğiniz puana gelip tıklayınız.

Agva Wineport Lodge Hakkındaki 4 Yorum

Sırala: Feşmekan Sıralaması  |  Tarih  |  Yararlılık  |  Elitler  |  Takip Ettiklerim
7 Ocak 2012

Merhabalar... Ağva Wineport Lodge'a 21/12/2011 tarihinde hafta sonu için gittim. Evlilik yıldönümümüzü kutlamak için gittik ve çok memnun kaldık. Çok başarılı bi müessese, biz 5 yıldızlı otelde kalıyomuş gibi hissettik ve de öyle de oldu zaten. Bence 5 yıldızlı otel ve restoranlardan birinde akşam yemeği ve sabah kalvaltısı yaptık, sahibi Haşim Bey ve çalışanlar çok güler yüzlü, onların sayesinde çok güzel bir tatil geçirdik. İyi ki Ağva, iyi ki Ağva Wineport Lodge'u seçmişiz. En kısa zamanda İstanbul'dan kaçmak istediğimizde ikinci bir evimiz var, onu anladık. Şiddetle, kesinlikle tavsiye ediyorum, hele ki birde evlilik yıl dönümü, sevgililer günü, yılbaşı gibi özel günlerde muhteşem olur.

24 Nisan 2012

Gönlünüze göre bir konaklama imkanı sunulmaktadır bu otelde. Nehire karşı oturup keyifli sohbetler edebileceğiniz bir oteldir. Ayrıca nargile keyfide sunulmaktadır sizlere. Nargile benim vazgeçilmezim. Uzun dönemdir kullanıyorum. Nargilesinin tütünü kaliteli ve hemen yanmıyor.. Bambaşka keyif yaşayacaksınız mutlaka gelin.

17 Mayıs 2012

Yıllar önce gittiğim ve o kötü deneyimden sonra, asla bir daha gitmeyi düşünmediğim, bu yöremize iyi ki bir şans daha vermişim. Sizlere tanıtmak istediğim bu yepyeni şirin nokta, umudunuzu yitirdiğiniz anda, çölde suya kavuşmak gibi geldi bana.
Wineport Lodge Ağva.
İlknur ve Haşim Atasoy çiftinin elindeki ham altını nasıl değerli bir mücevhere dönüştürdüğünün kanıtı bu mekan. Ağva çoğumuzun bildiği, şehir gürültüsünden kaçtığımız, biraz nehirde tekne gezintisi, biraz mangal, biraz da belki sadece yayılıp dinlenme yeri olarak tanınmıştır. Ama bu mekan sizi bambaşka bir atmosfere götürüyor ve oradan çıkmak istemiyorsunuz.
Yaklaşık 2 saatlik yolculuktan sonra ulaştığımız bu mekanda ev sahiplerinin sıcak karşılamasından sonra yemyeşil bir alanda kahvaltı soframız kurulmuştu bile. Benim gibi bir kahvaltı tutkunu için mükemmeldi diyebilirim. Ne yoktu dersek daha doğru olur sanırım.
Muhteşem sunum, nefis tatlar arasında kuşların besteleriyle harika bir kahvaltı yaptıktan sonra sıra kahve keyfine geldi. İster hamakta yayılıp dinlendikten sonra, isterseniz havuz kenarında şezlonglarda güneşlenirken alabilirsiniz kahvelerinizi.
Kahvemizden son yudumu aldığımızda İlknur hanım teknemizin organizasyonu yapmış bizi bekliyordu. Hemen şapkalarımızı takıp tekneye doluştuk. (şapka unutmamanızı öneririm) Güzel bir Göksu nehri gezintisinden sonra bir anda Karadeniz’in huysuz ve tatlı görüntüsü karşımızdaydı.
Hemen ayakkabılarımızı çıkarıp yürüyüşe başladık. İstanbul’a bu kadar yakın olup da kendimi tatilde hissettiğim başka bir mekan olmamıştı doğrusu. Bu noktadan itibaren tercih size kalmış. İster denize girin, ister kumsalda yürüyüş yapın, isterseniz sadece dalga seslerini dinleyerek yanınızda getirdiğiniz şarabınızı yudumlayın. Arzu ederseniz harika bir doğa keşfi gezileri de mevcut. Şelaleler, mağaralar, kayın ağaçları… Keşfetmeye açık o kadar çok seçenek var ki…
Haşim bey bu konuda çok güzel doğa turları hazırlamış, adrenalin seviyenizin ne civarda olması gerektiğine siz karar verin yeter.
İstediğimiz saatte teknemiz bizi almaya geldi ve tekrar otelimize döndük… Ve işte o sırada buz gibi bir şarap ve yine o artistik sunumla atıştırmalıklar geldi. Bu arada şarap derken, çok önemli bir vurgulama yapmam gerekiyor, adından anlaşılacağı gibi çok başarılı bir kav’a sahip Wineport Lodge…
Kurbağaların ve kuş seslerinin yarıştığı bir ortamda kurbağalar bile rahatsız edici değil, tam tersi çocuklu aileler için bir keşif ortamı oluşturuyor. Nehir kenarında çocuklar kurbağaları görmek için Ipadlerin başından kalkıp, bizim çocukluğumuzdaki gibi doğayla ilgilenebiliyorlar. Özlediğimiz birçok unsur var burada.
Güzellikler bununla bitmedi tabii ki. Saat 20.00 dolaylarında akşam yemeği seremonisi başladı. Şef Mustafa Akça’yı buradan bir kez daha kutlamak istiyorum.

Salatalar, minik minik sunumlarla tadımlık mezeler, nefis bir et yemeği, safranlı kestaneli risotto, pancar ve keten tohumu ile harmanlanmış karides ızgara… Ortam ne kadar doğal ve naif ise, yemekler ve sunum da tam tersine, olması gerektiği gibi profesyonel ve lezzet fırtınaları içinde. Bu kadar doğayı yaşadığınız bir ortamda mükemmel sunumlu bir 5 yıldız mutfağını bulmak gerçekten çok rastlanır bir durum değil. Wineport Lodge işte size bu ikilemi birlikte yaşatıyor ve bence en güzel yanı da bu. Yalınayak gezip muhteşem bir şarapla nefis bir ızgara karides yiyebiliyorsunuz.
Wineport Lodge odaları da çok şirin ve tertemiz. Otelin mimarisi de çok başarılı. Türkiye’nin birçok bölgesinden getirtilen doğal taşlarla oluşturulmuş güzel bir yapı. İstanbul’a bu kadar yakın bir mekanda, nehir, deniz, havuz veya orman, şelale, mağara… Hangisini isterseniz yaşayabilirsiniz.
Yazın bütün bu güzellikleri yaşarken kışın da karda yürüyüş ve sonrasında şömine karşısında sıcak şarap ve nefis sucuklu simitlerle karşılanmak mükemmel.
Daha fazla söylenecek söz yok bence, iyi eğlenceler.

17 Mayıs 2012

Yıllar önce gittiğim ve o kötü deneyimden sonra, asla bir daha gitmeyi düşünmediğim, bu yöremize iyi ki bir şans daha vermişim. Sizlere tanıtmak istediğim bu yepyeni şirin nokta, umudunuzu yitirdiğiniz anda, çölde suya kavuşmak gibi geldi bana.
Wineport Lodge Ağva.
İlknur ve Haşim Atasoy çiftinin elindeki ham altını nasıl değerli bir mücevhere dönüştürdüğünün kanıtı bu mekan. Ağva çoğumuzun bildiği, şehir gürültüsünden kaçtığımız, biraz nehirde tekne gezintisi, biraz mangal, biraz da belki sadece yayılıp dinlenme yeri olarak tanınmıştır. Ama bu mekan sizi bambaşka bir atmosfere götürüyor ve oradan çıkmak istemiyorsunuz.
Yaklaşık 2 saatlik yolculuktan sonra ulaştığımız bu mekanda ev sahiplerinin sıcak karşılamasından sonra yemyeşil bir alanda kahvaltı soframız kurulmuştu bile. Benim gibi bir kahvaltı tutkunu için mükemmeldi diyebilirim. Ne yoktu dersek daha doğru olur sanırım.
Muhteşem sunum, nefis tatlar arasında kuşların besteleriyle harika bir kahvaltı yaptıktan sonra sıra kahve keyfine geldi. İster hamakta yayılıp dinlendikten sonra, isterseniz havuz kenarında şezlonglarda güneşlenirken alabilirsiniz kahvelerinizi.
Kahvemizden son yudumu aldığımızda İlknur hanım teknemizin organizasyonu yapmış bizi bekliyordu. Hemen şapkalarımızı takıp tekneye doluştuk. (şapka unutmamanızı öneririm) Güzel bir Göksu nehri gezintisinden sonra bir anda Karadeniz’in huysuz ve tatlı görüntüsü karşımızdaydı.
Hemen ayakkabılarımızı çıkarıp yürüyüşe başladık. İstanbul’a bu kadar yakın olup da kendimi tatilde hissettiğim başka bir mekan olmamıştı doğrusu. Bu noktadan itibaren tercih size kalmış. İster denize girin, ister kumsalda yürüyüş yapın, isterseniz sadece dalga seslerini dinleyerek yanınızda getirdiğiniz şarabınızı yudumlayın. Arzu ederseniz harika bir doğa keşfi gezileri de mevcut. Şelaleler, mağaralar, kayın ağaçları… Keşfetmeye açık o kadar çok seçenek var ki…
Haşim bey bu konuda çok güzel doğa turları hazırlamış, adrenalin seviyenizin ne civarda olması gerektiğine siz karar verin yeter.
İstediğimiz saatte teknemiz bizi almaya geldi ve tekrar otelimize döndük… Ve işte o sırada buz gibi bir şarap ve yine o artistik sunumla atıştırmalıklar geldi. Bu arada şarap derken, çok önemli bir vurgulama yapmam gerekiyor, adından anlaşılacağı gibi çok başarılı bir kav’a sahip Wineport Lodge…
Kurbağaların ve kuş seslerinin yarıştığı bir ortamda kurbağalar bile rahatsız edici değil, tam tersi çocuklu aileler için bir keşif ortamı oluşturuyor. Nehir kenarında çocuklar kurbağaları görmek için Ipadlerin başından kalkıp, bizim çocukluğumuzdaki gibi doğayla ilgilenebiliyorlar. Özlediğimiz birçok unsur var burada.
Güzellikler bununla bitmedi tabii ki. Saat 20.00 dolaylarında akşam yemeği seremonisi başladı. Şef Mustafa Akça’yı buradan bir kez daha kutlamak istiyorum.

Salatalar, minik minik sunumlarla tadımlık mezeler, nefis bir et yemeği, safranlı kestaneli risotto, pancar ve keten tohumu ile harmanlanmış karides ızgara… Ortam ne kadar doğal ve naif ise, yemekler ve sunum da tam tersine, olması gerektiği gibi profesyonel ve lezzet fırtınaları içinde. Bu kadar doğayı yaşadığınız bir ortamda mükemmel sunumlu bir 5 yıldız mutfağını bulmak gerçekten çok rastlanır bir durum değil. Wineport Lodge işte size bu ikilemi birlikte yaşatıyor ve bence en güzel yanı da bu. Yalınayak gezip muhteşem bir şarapla nefis bir ızgara karides yiyebiliyorsunuz.
Wineport Lodge odaları da çok şirin ve tertemiz. Otelin mimarisi de çok başarılı. Türkiye’nin birçok bölgesinden getirtilen doğal taşlarla oluşturulmuş güzel bir yapı. İstanbul’a bu kadar yakın bir mekanda, nehir, deniz, havuz veya orman, şelale, mağara… Hangisini isterseniz yaşayabilirsiniz.
Yazın bütün bu güzellikleri yaşarken kışın da karda yürüyüş ve sonrasında şömine karşısında sıcak şarap ve nefis sucuklu simitlerle karşılanmak mükemmel.
Daha fazla söylenecek söz yok bence, iyi eğlenceler.

Agva Wineport Lodge Nerede ?